
Zaman Odası
Zaman odasının içindeyim
Raflara diziliydi anılarım
Kimisine bakar bakar ağlarım
Kimisine güler geçmişi anarım.
Bazısı toz içinde silmemişim
Onlar aşk hikayelerim anladım
Hiç söylemeden içinde yaşadığım
Muradına eremeyen o aşkım.
Kimisinin gülüşünü dinledim
Elime alıp kapağını açtım
Neşe ile dolu çocukluk yıllarım
İstediğim tek şeymiş oyuncağım.
Çoğusu alamamış Nur-u Şemsi
Karanlık bir kafese bırakmışım
Onlar işlediğim günahların
Od oldu vicdanım yanar ağlarım.
Soluğa ihtiyacı var bu yerin
Soluk ve nefessiz kalmış raflarım
Hem çalışmaktan yorgun yıllarım
Ne verdim dünyaya bu dünyadan ne aldım.
Birisi parıldıyor gururuyla
İçimdeki zaferlerim başarılarım
Ama gördüm ki yaptıkları çıt kırım
Bir üflesem rahatlıkla yırtarım.
Korkun bir çığlık üst raflarda
Bakmaya korktuğum korkularım
En büyüğü ise ölümü insafımın
Onu benden almasın yaratanım.
Sayfası bomboş olanlar öfkeli
Meğer bunlar boşa giden anlarım
biçare donuk donuk bakarım
Ah keşke der gençliğime ağlarım.
Bu raflar da çürümüş benim gibi
Belki onunla birlikte yıkılırım
Ben çabucak toprakta ayrışırım
Ama ölmez gene güçlü anılarım.
Ne hatıralar sığdı bu raflara
Hangi boyutundayım zamanın
Akıyor hızla dakikalarım
Yolculuğuma hazırlanmışım.
Bu benim ilk dönüşsüz seferim
Yıkılır duvarları odamın
Diniyor rüzgarı sonbaharımın
Sakın yok olmayın anılarım
Ecelim olmaya bahane aramayın.
Abdurrahman Kondal



