BAZEN GEREK
Bazen haykırmak gerek
Öncesini sonrasını düşünmeden
Tüm içimizi bir denize serperek
Ve suyun soğukluğunda üşümeden
Bazen haykırmak gerek
Bazen ağlamak gerek
Kimse duymasın endişesine girmeden
Ben suçlu değilim diyerek
Kimin masum olduğunu bilmeden
Bazen ağlamak gerek
Bazen gülmek gerek
Birisi rahatsız olur demeden
Kendinle masumca alay ederek
Kimseye hesap vermeden
Bazen gülmek gerek
Bazen susmak gerek
Başka seslerin hayatına yerleşmeden
Kendi dünyanın çığlığını hediye ederek
En güzel anlarında sessizleşmeden
Bazen susmak gerek
Bazen yazmak gerek
Hislerini ayırmadan şiirden
Bir gün bile vazgeçmeyerek
Umut edercesine umut kelimesinden
Bazen yazmak gerek
Şeyma Nur TÜRKAN
ZAMAN GEÇER BİR SOLUKTA
Yetmez mi artık konuşma!
Bak kimse kalmadı etrafında
Tek başına yanıyorsun artık
Tütmeyen ateşten mezarda
Parçaların kaybolmuş karanlıkta
Asıl gören, gözler değil şu anda
Bir zamanlar ruhun susmuş
Zihnin durmadan koşmakta
Zaman geçer bir solukta
Aramışsındır bu daralan yolculukta
Bir zaman gelmiş çaresiz ruhun konuşmakta
Zihninse bir sessizlikte boğulmakta
Bir ağaç kabuğu kadar yaşlı ve yaralı
Bir toprak kadar canlı ana kurusundur
Gökyüzüne muhtaç duruyorsun ayakta
Yetmez mi artık konuşma!
Şeyma Nur TÜRKAN
NEYLEYİM CENNETİNİ
Tanrım sen nasıl bir ressamsın
Anlamına aşk dediğimiz kırmızıyı,
Neden fırçanla gözyaşıma çalarsın
Resmine mekân olmuş aşkın şarabı
Sense beni bir kadeh ayrılıkta yakarsın.
Tanrım zamanı yaratmışsın
Ama başlangıcını sonunu söylemeden
Beklemeyi yaşamak yapmışsın,
Kıyametim ne zaman bildirmeden
Beni yaşarken ölü saymışsın.
Tanrım Âdem’e Havva’yı çalmışsın fırçanla
Ama Leyla’yı koymamışsın Mecnun’un yanına
Nasıl geçelim bu sınavı bu canla
Çağırma kül olmuş ruhumu bu ızdırapla
Benden sana ne kul olur ne de iyi bir mana
Tanrım ben artık bir hiçim
Gücüm yok fırçana renk olmak için
Artık tek istediğim senin cehennemin
Onsuz ben sevemem bu mükemmelliğini
Bana sadece o gerek, neyleyim cennetini
Şeyma Nur TÜRKAN


