top of page
  • Instagram
  • YouTube

Safa AKÇAY'dan Şiirler

 

Durak

Demirden bir durakta oturuyorum

Korkulukları yalnızlığından

Geceye uzanan sokağa vuran ışıkların altına sinmiş hayalin

Salına salına yürüyorsun sanki

Seni izlemeye geldim haberin yok

Işıkların tenini kirletmesi hoşuma gidiyor

Yalan damlayan gözlerinde yalancı biliyorum

Saçlarını öylesine bağlamışsın

Belki kısa bir şehvet için

Belki bilmediğinden sevdiğimi

Lambaların arasındaki her karanlıkta,

Kayboluyorsun

 

Endişe etmiyorum bildiğimden

Üşüyorum ama sen devam et yürümeye

Bıkmanın zamanı değil

Beddualarım sızlıyor bileğinden

Biraz yeşil

Bazı kırmızı

Sesini duymak istiyorum,

Değil

 

Bana dokunduğunda tebessüm göremezsin

Saklarım sen gibi

Bilenler yarım bilir

Bilmeyenler sezer belki sustuğumu

Sende sever,

Gibi

 

Şakaklarıma yazıldın

Okumak için saçlarıma dokunmalısın

Anlamak istersin sanmıyorum

Senin gülüşün Güneş dahi olsa

Ben Geceye küserim

İhanet ederim Ay'a olan aşkıma

Yeter ki kokun bana yakın kalsın.

***

Söyleyemem

Seviyorum ama söyleyemem

Konuşmaya kalksam dizlerimde bağlı

Bir yağmurda denk gelsek aslında herşey kolay o an

Islakken görsen gözlerimi sana bakarken buz ateşi soğukta

Gece gibi yağsa yağmur ikimiz yerin şemsiyesi misali

Sustuğum gibi dolaş dudaklarımda.

 

Seviyorum ama söyleyemem

Korkuyorum kaybetmekten bana gülüşlerini

Her kal deyişinde kalıyorum aslında

Benden hızla uzaklaşmıyorsun sandığın kadar

Sen gizlisin bende bilse de birkaç kişi sandığı kadar.

 

Seviyorum ama söyleyemem

Olsa olsa biri söylesin

Benim haberim yokmuş gibi işte

Hoşçakal deyişini de duymam belki

 

Kalbine doğru ağlasam damarlarında

benden bir parça aşk olur mu ?

 

 ***

Ölü Kirpiler

 

Ölü kirpiler oturuyor yol kenarında

Odam karla kaplı

Lambadaki elektrik donmuş

Yorganım ıslanmış bir çığ gibi

Tavan sanki üstüme düşmek için bekliyor yataktan çıkmamı

Kapım yıllardır kilitli

Yıkık bir duvardan bakıyorum kalbine

Yeşil boyalı duvarlar

 

Açılan göz kapaklarım iniverdi yüreğine

ben senin sokağına uyandım

 

Kollarımla sürünerek bir adım kadar ilerledim

Yer küçük küfürler mırıldandı

Pencereden evime baktım

Titreyen boynum korkutuyordu beni

Dokunamadığım boynun kıskandırıyordu her teni

Kollarına yığıldım en sonunda

Kapının önündeydik ikimiz

Son gözümü açtığımda karşımda sen vardın

Oturuyordun ölü kirpilerle yol kenarında

 

***

 

Veda

Sade bir veda istediğim

Sessizce gitmen

Eriyen karın toprağa karışması gibi

Rüzgarda akan durgun bir nehir gibi

Yada ağaca saklanmış bir kuş misali

Ağzını açmadan git

Beni asıl sevgilimle baş başa bırak

Sana aşık olmadan git

Beni yalnızlığımla yalnız bırak

 

***

 

Tanrı

Seni üzenleri lanetliyor Tanrı

Yüzlerinden yavaşça mutluluk soyuluyor

Askıda bekleyen hayallerini yutuyor sonsuz karanlıklar

Her nefesinde savruluyor hayatları

 

Seni üzenleri lanetliyorsun

 

***

Cam Dünya

 

Küçük camlar ardından baktığın bu dünya senin cennetin olamaz

Benim cehennemimde bekleyen bir Tanrı'da değilsin

Ağlarım

Hıçkırıkları boğarcasına

Dudaklarımı kavururum gözlerimin yağmurunda

Öyle ağlarım ki benim değilsin diye

Gözlerim dahi dua eder duvarlara karanlık silüetini çizsin

Çizsin diye.

Safa AKÇAY

Online Kültür Sanat Edebiyat Dergisi

 “Bir yazarımız, bir ressamımız, bir şairimiz de siz olun istemez misiniz?

Eserlerinizi gönderin, yayınlayalım. Sayılarımıza siz de katılın!” 

gencfikirivriz@gmail.com

  • Instagram
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

*Sitemizde yayınlanan tüm eserlerin telif hakları ve yasal sorumluluğu eserlerin sahiplerine aittir. Eserlerin izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden yayınlanması, kopyalanması ya da herhangi bir yolla çoğaltılması yasaktır.

bottom of page