Safa AKÇAY'dan Şiirler
Durak
Demirden bir durakta oturuyorum
Korkulukları yalnızlığından
Geceye uzanan sokağa vuran ışıkların altına sinmiş hayalin
Salına salına yürüyorsun sanki
Seni izlemeye geldim haberin yok
Işıkların tenini kirletmesi hoşuma gidiyor
Yalan damlayan gözlerinde yalancı biliyorum
Saçlarını öylesine bağlamışsın
Belki kısa bir şehvet için
Belki bilmediğinden sevdiğimi
Lambaların arasındaki her karanlıkta,
Kayboluyorsun
Endişe etmiyorum bildiğimden
Üşüyorum ama sen devam et yürümeye
Bıkmanın zamanı değil
Beddualarım sızlıyor bileğinden
Biraz yeşil
Bazı kırmızı
Sesini duymak istiyorum,
Değil
Bana dokunduğunda tebessüm göremezsin
Saklarım sen gibi
Bilenler yarım bilir
Bilmeyenler sezer belki sustuğumu
Sende sever,
Gibi
Şakaklarıma yazıldın
Okumak için saçlarıma dokunmalısın
Anlamak istersin sanmıyorum
Senin gülüşün Güneş dahi olsa
Ben Geceye küserim
İhanet ederim Ay'a olan aşkıma
Yeter ki kokun bana yakın kalsın.
***
Söyleyemem
Seviyorum ama söyleyemem
Konuşmaya kalksam dizlerimde bağlı
Bir yağmurda denk gelsek aslında herşey kolay o an
Islakken görsen gözlerimi sana bakarken buz ateşi soğukta
Gece gibi yağsa yağmur ikimiz yerin şemsiyesi misali
Sustuğum gibi dolaş dudaklarımda.
Seviyorum ama söyleyemem
Korkuyorum kaybetmekten bana gülüşlerini
Her kal deyişinde kalıyorum aslında
Benden hızla uzaklaşmıyorsun sandığın kadar
Sen gizlisin bende bilse de birkaç kişi sandığı kadar.
Seviyorum ama söyleyemem
Olsa olsa biri söylesin
Benim haberim yokmuş gibi işte
Hoşçakal deyişini de duymam belki
Kalbine doğru ağlasam damarlarında
benden bir parça aşk olur mu ?
***
Ölü Kirpiler
Ölü kirpiler oturuyor yol kenarında
Odam karla kaplı
Lambadaki elektrik donmuş
Yorganım ıslanmış bir çığ gibi
Tavan sanki üstüme düşmek için bekliyor yataktan çıkmamı
Kapım yıllardır kilitli
Yıkık bir duvardan bakıyorum kalbine
Yeşil boyalı duvarlar
Açılan göz kapaklarım iniverdi yüreğine
ben senin sokağına uyandım
Kollarımla sürünerek bir adım kadar ilerledim
Yer küçük küfürler mırıldandı
Pencereden evime baktım
Titreyen boynum korkutuyordu beni
Dokunamadığım boynun kıskandırıyordu her teni
Kollarına yığıldım en sonunda
Kapının önündeydik ikimiz
Son gözümü açtığımda karşımda sen vardın
Oturuyordun ölü kirpilerle yol kenarında
***
Veda
Sade bir veda istediğim
Sessizce gitmen
Eriyen karın toprağa karışması gibi
Rüzgarda akan durgun bir nehir gibi
Yada ağaca saklanmış bir kuş misali
Ağzını açmadan git
Beni asıl sevgilimle baş başa bırak
Sana aşık olmadan git
Beni yalnızlığımla yalnız bırak
***
Tanrı
Seni üzenleri lanetliyor Tanrı
Yüzlerinden yavaşça mutluluk soyuluyor
Askıda bekleyen hayallerini yutuyor sonsuz karanlıklar
Her nefesinde savruluyor hayatları
Seni üzenleri lanetliyorsun
***
Cam Dünya
Küçük camlar ardından baktığın bu dünya senin cennetin olamaz
Benim cehennemimde bekleyen bir Tanrı'da değilsin
Ağlarım
Hıçkırıkları boğarcasına
Dudaklarımı kavururum gözlerimin yağmurunda
Öyle ağlarım ki benim değilsin diye
Gözlerim dahi dua eder duvarlara karanlık silüetini çizsin
Çizsin diye.
Safa AKÇAY


