OLGUN ÖZKAN'DAN ŞİİRLER
Asiyane
Menekşenin gaybını müşkil eyleyen bahar!
Uyup da vardımı cihana
Batıyor cemalime şemsten atılan oklar!
Gayrı, garip boynunuzu eğmeyin ey ezhar-ı bahar
Sardı dört bir yanı ezhar; ben koklarım, şems koklar...
Fakat mühim bir husus vardır ortada;
Bedenimi kaplayan dumandan anlarım.
Hicap duymaz mısın şitanın çığlıklarından,
Şemsin kolları uzandı mı kışa?
Cebretmez misin sen şitayı hicrana?
Kulak ver bu yakarışa!
Bir beyaz örtünün isyanı bu bahara!
Bu kinin öfken de neyin nesi,
Ey fasl-ı bahar!
Şems vurur, düşer dağların takkesi,
Ben ağlarım, dağlar ağlar...
***
Söylev
Bilmiyorum, neye nereden başlasam
Nereye götürecek beni bu çaba
Biraz nefes almak için yavaşlasam
Kalkamayacak kadar ağır düşer miyim acaba
Belki bunu söylemek için erken
Ama her hayalim sana dönüşüyor
Eskiden çölümde güneş açarken
Şimdi yağmurlarda gönlüm üşüyor
Ben de memnun değilim bu durumdan
Dünya artık öyle kötü bir yer ki
Zaten hangi aklı başında insan
Böylesine aşık olmak ister ki
Düşlerim ve bulanık uykularım
Hiç eser kalmadı onca emekten
Satırlarım, sözlerim hepsi yarım
Bu kadar düşünüp söylememekten
Kusura bakma nasıl denir bilmem
Lafımı da uzattım yeterince
Söyleyebilmek nasıl zor bir eylem
Tüm dimağım sevmekten geberince
***
Kış
Hayatım boyunca kıştan nefret ettim.
Hem, kentli dağlılardan değildim ki seveyim,
Dağlı köylülerdenim.
Her zaman cefa olmuştur bana,
Nasıl sefa süreyim?
Kar, kıyamet, soğuk, çaresizlik..
Ben her zaman baharı sevmiş
baharı aramışımdır;
Yeniden doğuş, canlılık, hayat..
Ne istersin ki başka, böyle bir mevsimden?
Atlatırım bahar ile ben kıştan kalan kederi, hüznü
Görürüm ne zaman baksam penceremden dışarı,
dünyanın filizleri üzerine yansıyan yüzünü
Ben sende bu iki mevsimi görüyorum, tadıyorum
Yüzün bahar gibi gönlün ise kış
Yüzüne bakınca hayatımı,
gönlüne bakınca çaresizliğimi yaşıyorum...
Uyuduğum zaman üstümü
yokluğunda cihanı saran kara kışla değil;
Gülüşünle etrafı şenlendiren papatyalarla ört..
üşüyorum...
OLGUN ÖZKAN


