Hocalarım
Bazen bilemeyiz insanların kıymetini...
Bakarız ama göremeyiz yanı başımızdaki iyileri...
Ardımda bırakırken beş koca seneyi,
Ben de isterdim hiç hata yapmadım demeyi...
Şimdi giderken bakıyorum da maziye,
Çok değerli öğretmenler bıraktım geride...
Kim gibi?
Değerli Mahmut hocam gibi...
Okulumun müdürü, adamın dibi dibi...
Tamam kızdı, makyajları sildirdi.
Sert çıktı, formasızlara forma giydirdi.
Ama çok da kahrımızı çekti.
Gülmesi de bizim içindi, kızması da bizim içindi...
Dedim ya göremeyiz bazen iyileri,
Belki bana kızacak ama,
Murat Ali hocam onlardan biri...
O da ne yaptıysa bizim iyiliğimiz içindi...
Adam hayat gibi,
Bazen yüzümüze hiç gülmez sanırız...
Ama bir kez güldü mü,
Biz de mutlu olur anlatılmaz duygular yaşarız.
Ve bir zamanlar yurdumuzla ilgilenen Mustafa hocam:
Gittik odasına, izin istedik çarşıya çıkmak için:
Bazen vermedi,
Öldürdü bizleri...
Bazen verdi yanında harçlığımızla birlikte o güzel izinleri,
Diriltti, güldürdü bizleri...
Biz bilmeyiz belki ama,
Bir babadır bizlere sevgili Hakan hoca...
Hangimiz bir dertle gitmedik ki yanına...
Hangimizin bir derdine derman olmadı ki Hakan hoca...
Bir de çok karizma haaaa!
Belirtmek istiyorum Hüseyin abiyi de...
Biliyorum seviyor, o güzel horozları kadar bizleri de...
Yıllarca odasına gittim,
Kâh çıktı aldım, kâh bir bardak çayını içtim...
Hüseyin abi sana çok teşekkür ederim.
Bu sene geldi o, bir deli bahar gibi...
Okulumuzun memuru, kıymetli Kadir abi...
Kazandırdı bizlere birer yetim kardeş!
Kazandırdı bizlere iyi davranışlar, güzel amellere eş!
Ahh hayatımın aşkı: edebiyat,
Sen bizim edebiyatçıları gör de edebiyat zevki tat!
Bunlardan biri de gönüller sultanı Nuran hocam...
Bizleri, “Kontrol edilmemiş test, çözülmemiş testtir.” diye uyaran hocam...
Unutmamalı okulumuza bu sene gelen Zeynep hocayı da!
Edebiyatı sevmemizde emeği de var payı da...
Ne zaman derdimizi anlatırken bir bozukluk yapsak,
“Olmaz hocam olmaz!” der bizim Necip hoca...
Ne zaman söz almadan konuşsak:
“Offf! Şu yav şu!” der bizim Necip hoca...
Olsun böyle güzel yetiştirdi bizleri, o gül yüzlü hoca...
Yav! Bir de Hikmet hoca var öyle değil mi yav!
Çalıştırmadı mı bizleri o güzel programlara...
Yetiştirmedi mi bizleri umut dolu yarınlara...
Haa, bugünde çok yakışıklı haa!
Tamam yaptım, çözdüm şu matematiği,
Ama yapamazdım, çözemezdim...
Güzeller güzeli matematikçilerimiz öğretmeseydi...
Onlardan biri de:
Okulumun prensesi: değerli Fadime hocam,
Sözümü tutamadım, sınıfa yine sizden sonra geldim...
Affedin, bağışlayın hocam...
Ama siz büyüksünüz,
Geç kalmak bize,
Yok yazmak size...
Hata yapmak bize,
Affetmek size düşer...
Ne zaman başımız sıkışsa o hemen yardıma koşar...
Bitti mi? Biter mi hiç!
Okulumun annesi, soruların efendisi;
Bizim şu Ayşe hoca...
Bizi bebeğinden ayırmayan, gül yüzlü hoca...
Unuttum mu, unutmadım okulun Kraliçesi Dilek hocayı...
Öğretti bizlere kümeleri, dizileri,
Bilmem çarpanlara ayırmayı...
Sizden tek ricam, nerde bir x görseniz,
Hatırlayın bu hocaları...
Tarihini bilmeyen,
Kendini, vatanını bilemez!
Okulunda Kürşat hoca olmayan tarihi öğrenemez...
Olayların bazıları, olgular doğurur...
Hakanların bazıları, devletler kurdurur...
Bunu da bizlere Kürşat hoca duyurur...
Özür dileriz kalbinizi kırdıysak...
Biliyoruz zaten yüzünüz hep ak...
Ya Refik hoca,
O da varsa okulunuzda, çok şanslısınız demektir...
Dersinize giriyorsa,
Masanın altına girer,
Camdan atlar demektir...
Kızdırmayın ters giymesin ceketi,
Üzmeyin ne olur! İncinmesin yüreği...
Gelelim kimyamızı bozan derse kimyaya,
Ama Ali hocam giriyorsa kimyaya,
Demeyin sakın bu adam kim ya!
Bu adam zaten başlı başına kimya!
Bu fizikte az çektirmedi bizlere...
Ama onu da seversiniz Recep hocam girerse derslere...
Sol kroşe ustası çakallık yaptırmayan hocam...
Bol bol sözlü veren kıymetli değerli hocam...
Yirmi birinci yüz yılda herkes bilgisayar bilmeli,
Bilgisayar bilen herkes, Çağlar hocamı bilmeli...
Herkes Çağlar hocam gibi olsa keşke...
Tıpkı onun gibi:
Yardımdan yardıma koşsa, bizleri hiç kırmasa...
Var bir Çağlar hoca daha okulumda,
O da süper bir hoca coğrafyada...
Bize ninniler söyler ama uyutmaz...
Herkese hak ettiği notu verir,
Kimseyi hak etmediğiyle avutmaz...
Var bir de cep herkülü okulumda,
Adı gibi Ender bir insan, bizim şu Ender hoca...
Derslerde bize güzel hikayeler anlatır...
Anlatırken de bizlere coğrafya yaşatır...
Seviyoruz alamancayı,
Ama daha çok seviyoruz güzeller güzeli Nurhan hocayı...
Almanca dersinde bülbül,
Parkta ve bahçelerde sümbül...
Çok özledim seni,
Mitozunu ayrı, mayozunu ayrı sevdiğim hocam
Kader bizi mitokondride yoğurdu.
Ayrılık anafaz evresinde vurdu. İsmail hocam...
Bismillahirrahmanirrahim, ne olmuş bu salona böyle!
Buraya bir felsefeci gerek...
O sen olsan bari Paşa hocam...
Bizi adam ettin adam!
Eline sağlık hocam...
Tatlı mı tatlı gencecik Elife hocam...
O kadar gençsiniz ki sizi arada öğrenci sanıyoruz...
Affedin güzel hocam...
Hoşgörünün zirvesi, yakışıklı Akın hocam...
Yani şimdi arkadaşlar salonu kullanıyoruz da,
Yani zarar vermeyelim ne olur...
Üzülmesin Akım hocam... Bu kral hocam...
Ben hayatımda cin Ali çizemedim arkadaşlar!
Ama Tuğba hocam Çin Seddi çizdirdi sağolsun.
Tuğba hoca gibi mesleğini seven hocalar varolsun...
Oyyyy oyy! Mantıksız o kadar işler yaptım...
Yaptıklarımın mantıksız olduğunu, mantıkçıyı görünce anladım...
Yani Hatice hocamı,
Pamuk şeker makinesini bize tanıtan gül hocamı...
I can speak şakır şakır ingiliş,
Because var okulumda Bünyamin hocam,
Bizlere, fine diyelim fine olalımı, ögreten hocam...
Fatih hoca da gelir akla ingilizce denince,
Vicdanınız rahat mı arkadaşlar?
Yurdu trafoya çevirince...
Hocammm! Menekşeli, çiçekli Seda hocam...
Hiç yorulmadan bizim için bizlere,
Uzun uzun nasihat eden hocam...
Sizi iyi ki tanıdım hocam...
Yok! Yok! Bu sene de unutmadım Abdullah hocamı,
Oğlum! Hay Allah’ım koç yiğidim deyince,
Çay gofret verince,
Ona ilham gelince sigara içenlere yetince...
İmana getiren, namaza götüren Abdullah hocamı...
Son olarak siz bilmeseniz de benim birkaç öğretmenim daha var,
Onlar şu anda bu salondalar...
Babam, dedem annem ninem bana edeb öğreten,
Bir de halam var o da öğretmen, bana Türkçe öğreten,
Benim için bugün taaa İzmit’ten çıkıp gelen...
Bir de öğretmen olmasalar da:
Anne yarımız Serpil abla, baba yarımız Murat abi…
Güzeller güzeli Yasemin abla, biraz farklı olsa da kral adam Doğan abi…
Bir de ponçik Recep abi…
İşte bırakıyorum bu hocaları geride...
Ama hep hatırlayacağım koskoca mazide...
25/04/2019
Oğuzhan Gazi Okumuş


