Mimoza Ablam’a
Gölge ardından uçurdum özgürlüğünü
Taşıyorum kanat çırpmış bakışlarında örtülü geceyi üzerime
Bir m harfi çiziyorum buraya
Belki hafifler yüklerin
Kireç tutmuş dilime can veriyor gözyaşların
Işık ülkesine çevirmeye kararlı
Karanlıklar tanrıçası yalnızlığının başkentini
Tek ses olmuş dört dönüyor kainat içinde
Biliyorum
Bazen hanımeli hatrına bir yıldız yakmak istiyorsun anlaşılma meşalesine
Bazen susarak seslendiriyorsun kurduğun geçişsiz fiilleri
Bilmem kaç korolu zarflarda beyaza sardığın cümleleri
Hayatın müsveddesini yayıyorsun kırılmış saçlarına
Mimozanın kokusu, o mis kokusu dizilmiş raflarına
Toplanmış,gelmiş hüzünlü nakarat
Okunmayı bekliyor altı çizili gelincik havası yaralarına
Bir sürme çekilmiş gözlerine
Simli ojelerle aydınlatıyorsun güz ellerine
Alın yazının rengine boyanmış dağılan sesin
Ekiyorsun isminle kurulmuş tamlamalarla dikilmiş çiçekleri
Büyüyor içinde,içimde inşirah suyuyla merhem olmuş acıların
Umudun haritası yeniden çiziliyor yaşlar ağacında
Yaşıyorsun,yaşıyorum kutsal topraklarda
Mavi bir duvak örülmüş kalbinin doğusunda.
İkra YÜKSELER


