DÜŞLERİN PEŞİNDE
Kasım ayının soğuk bir sabahıydı. Ayşe yatağından kalkmıştı. Ailesiyle birlikte kahvaltı yapmışlardı. Ayşe’nin üzerinde en sevdiği kazağı, babasının aldığı kazak. "Ne oldu kızım?" dedi. "Baba benimle oyun oynar mısın? Lütfen benimle oyun oyna’’ dedi Ayşe. Babası düşündü, işe gitmesi gerekiyordu. Ayşe’nin babası yüzbaşıydı. Aynı zamanda da kızını üzmek istemiyordu: "Tamam. Ancak yarım saat oyun oynayabiliriz. Çünkü işe gitmem lazım kızım’’ dedi. Ayşe oyuncaklarını getirdi, babasıyla oyun oynamaya başladılar. Ama yarım saat bitmişti. Babası işe gitti.
O gün, işte o gün bir çatışma çıktı. Ayşe’nin babası o çatışmada vurulmuştu. Şehit olurken son sözleri şunlardı: -Kızıma iyi bakın. Onu vatana iyi bir evlat olarak yetiştirin... Ve artık nefesi kesilmiş, gözleri kapanmıştı. Artık o bir şehitti. Ayşe akşam babasıyla oyun oynayacağını düşünürken, Ayşe’nin annesine o an telefon geldi. Annesi telefona baktı. Arayan kocasının arkadaşıydı ve dediler ki : "Kocanız şehit oldu. Bugün bir teröristin kör kurşunu ona isabet etti..." Ayşe’nin annesi o an yıkılmıştı. Ayşe annesinin yanına gelmişti. "Ne oldu anne? Neden üzülüyorsun? Sen ağlama yoksa ben de ağlarım" dedi. Annesi o an Ayşe’ye ne diyeceğini düşünüyordu. Çünkü Ayşe daha beş yaşındaydı. Bu durumu ona nasıl anlatabilirdi. Eğer öğrenirse çok üzülecek belki de hayata küsecekti. O yüzden Ayşe’ye annesi dedi ki : "Baban göreve gitmiş. Bir ay gelmeyecekmiş" Ayşe o an : "Anne bunun için mi ağlıyorsun? Nasıl olsa babam 1 ay sonra gelecekmiş. Gelecek değil mi?’’ "Evet kızım. Anneannenle beraber kalmak ister misin?’’ "Evet anne tabi ki isterim. Ben orada kuzenlerimle oyun oynayabilirim." dedi. Annesi çok mutlu olmuştu. Bu süreç içinde kocasının cenazesini halleder, Ayşe de buna şahit olmazdı diye düşündü. Anneannesiyle 1 hafta kaldı. Eve geldi. Annesi ondan gizlice ağlıyordu. Aradan bir ay geçmişti. Artık Ayşe babasını sormaya başlamıştı. Ama annesi Ayşe’nin sorularını geçiştiriyordu. Nereye kadar geçiştirebilirdi ki…
Aradan yıllar geçti. Ayşe büyümüştü. Dersleri iyiydi. Ayşe seviyordu okulu, okumayı. Hiç bırakmıyordu düş kurmayı. Askerlik sınavlarına hazırlandı. Sınava girdi çok heyecanlıydı, korkuyordu. Ama yaptı, sınavı kazandı ve babasının mezarına gitti. Ağladı orda. Çok ağladı. "Yaptım baba başardım!" dedi "Senin izindeyim ben. Sen rahat uyu. Ben üstlendim görevini...’’
BÜŞRA KAYA


