Bilememek
Yağan ama yere düşmeyen
yağmur taneleri gibidir
yar’in bilmemesi sevdiğini
bitmemiş bir dava gibidir
her şey yarıdadır
boğazda kalan yemektir
kursağında bir nokta bırakır adamın
eğer hiç bilmemiş
bilmeyecekse sevdiğini.
Yüzmüş yüzmüş
ama açılamamışsındır denize
tükürmek gerek takılan parçayı genize
ne olursa olsun
hangi konumdaysan ol!
Gelmişse ayrılış vakti
koşacaksın sevdiğine
bağıracaksın fısıldayan sözcüklerle
“seni”diyeceksin,
“herkes ve her şeyden çok seviyorum
seninle güneşe yürümek istiyorum
sevdim, seviyorum, seveceğim
yüreğime sonsuzluk katarak seni!”
Haykıracaksın ona,
kusacaksın tüm duyguları
rahatlayacaksın
serçeler gibi sekecek
zıplayacaksın
O zaman düşecek yağmur tanen yere
açılacak genizin
titrerken ellerin
yine bağıracaksın
-Seviyorum Seni!-
son vagonundan trenin.
İlker Keleş


