top of page
ILIK BİR GÜN
Ilık bir gün
Değirmen başındayız.
Masada birkaç bardak.
Ağzımda küf tadı.
Kabaca sıvalı bir duvara dayalı sırtım.
Ilık bir gün.
Dereleri gölgeliyor kavaklar.
Biri siyah biri beyaz
İki pınar var.
Yakuttan bir semender
Kayıp giderken çakıllar arasında
Güneyde bir yerlerde kaynıyor dev kazanı.
Dünyanın ilk çorbasını yapıyoruz.
Ve bir çocuk döküyor süt rengi kazağına.
Ilık bir gün.
Uzun etekli bir kadın
Yaslamış ömrünü uçuruma.
Sarı topraklardaki sarı böcekler
Tırmanıyor eğrilmeye hazır yünlere.
Ilık bir gün.
Yeşil var, şua var, toprak var…
Her şey olanca haliyle sıradan.
Öpüyorum kederli günbatımlarını.
Akşamın korkusuyla can veriyor gölgeler.
Ilık bir gün.
Ve daha neler neler…
Muhammet Baran ASLAN
bottom of page


