Tiyatro
AT HIRSIZLARI 1
Giriş kısmı: Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Özlokumboncuklular Endüstürü Teknik ve ticaret Anadolu lisesinde okul idarecileri: Okulun müdürü Bayburtun gityat ilçesinde kereste fabrikası batırmış olan Özel Kütük; Okul müdür muavini Adıyamanın Zehra çölünde portakal tarımı yapan bir ailenin oğlu olan Olgun Portakal; Yurt müdürü, Rizenin Gömmeli ilçesinin ünlü kaportacısı Cabbar Dingilibörk’ün oğlu Satılmış Dingilibörk ve Kenya'nın Geçgelem ilçesinden Ülkemize gelen Amiir Uçarturnagurbetgezerdiyardiyarillerde müdür odasında şalgam içmekteydiler bu sırada okulun ayaklı gazetesi Duran Tekerlek odaya girdi.
Duran Tekerlek: Müsait misiniz hocam?
Özel Kütük: Gel hocam gel müsaidiz.
Duran hoca gider oturur ve:
Duran hoca: Hocam size anlatmam gereken çok önemli bir mevzu var
Satılmış hoca: Neymiş hocam meraklandırma hele anlat
Duran hoca: Hocam bizim at hırsızları yurtta içki içmişler.
Amiir Hoca: At hırsızları?(kim olduğunu öğrenmek için)
Duran hoca: Yok mu hocam 5.oda ve Tekirbağlı yandaşları, yurtta banyoda içki içmişler.
Olgun hoca: Nereden öğrendin hocam istihbarat sağlam mı?
Hikmet hoca: Sağlam hocam sağlam yurttaki ajanlarımdan öğrendim sonra kameraya baktım ellerinde siyah poşetlerle banyoya giriyorlar ot hırsızları…
Bu sırada Satılmış hoca ayağa kalkar ve sanki camdan dışarı bakıyormuş gibi salona bakmaya başlar.
Özel hoca: Elimizde isim var mı hocam hepsi içmiş olamaz.
Olgun hoca: Olabilir hocam olabilir ben her şeyi beklerim bunlardan.
Olgun hoca bunu der demez Ozi alt kısımdaki girişten salona giriş yapar ve Kürşat hoca Oğuzhan’ı görüp:
Satılmış hoca: Oziiiii(uzatarak) müdür odasına gel oğlum!
Ozi: ‘Tamam hocam’ der ve merdivenlerden çıkıp kapıya vurur.
Özel hoca: Gel!
Ozi: Buyurun hocam…
Özel hoca: Ne yapalım hocam kimi çağırttıralım?
Amiir hoca: Hocam biz hepsini çağırttıralım nasıl olsa hepsinin parmağı vardır bu işte.
Satılmış hoca: Oziii oğlum git sizin devredeki yatılı erkeklerin hepsini çağır! Başınız büyük belada!
Ozii: Ne oldu ki hocam yine ne yaptık?
Satılmış hoca: Sen çağır hele ben gösterecem size ne yaptığınızı!(çok sinirli söyler)
Ozi: Tamam hocam hemen çağıracam siz yeter ki sakin olun hocam.
Der ve kapıyı kapar çıkar bir iki adım gidip geri döner tekrar kapıyı çalar
Özel hoca: Gel!
Ozi: Hocam sormayı unuttum süha, vakkas, şeyime da çağırıyım mı hani başınız belada dediniz ya o yüzden şey ettim genelde onların başı pek belaya girmiyor ya ondan hani
Olgun hoca: Lan sakat! Git hepsini çağır gel işte! (ayağa kalkarak ve sinirli bir şekilde bağırarak)
Ozii arkasına baka baka çıkar ve koşarak gidip merdivenlerden inip arka kulisten sahneye dalar bu sırada bizimkiler arka tarafda sessiz sessiz durmaktadır ozi odaya girer ve
2
Ozi: Beyler! Beyler Dayyyyağı yedik! Biz bittik beyler biz bittik! Bu kez kesin atacaklar bizi okuldan. Çabuk haritaya bakın yer beğenin kendinize.
Ozi bunu diyince Gaggoş kalkar eliyle haritayı taramaya başlar. Bu sırada şeyime:
Şeyime: Ozi oğlum bir sakin ol yine ne oldu?
Minik: Bu aralar suç işledik mi de beyler?
Zahir: Vallaha gardaşım bizim bu okulda nefes almamız suç.
Burak bu arada haritayı taramayı bırakır ve:
Gaggoş: Gardaşım ben Waşhingtıt’a gitmek istiyorum ama haritada Waşhingtin yok. Şimdi ben ne yapacam?
Kerkenez: Gaggoş! Ne Waşinghton’u Gaggoş! Sen buradan Yeşilhisar’a besmeleyle zor giden adamsın ne Waşinghton’u? Ayrıca baktığın harita Türkiye haritası salak salak konuşma!
Saffet: Gaggoş gardaşım sen önemli bir ihtiyacın olmadığı müddetçe konuşma! Hatta sen hiç konuşma! Biz senin bütün ihtiyaçlarını gideririz.
Gaggoş: Tamam gardaşım sustum. Siz de hep bana kızıyorsunuz!
Vakkas: Ben Mekke’ye gidecem oğlum yav! Ben Mekke’ye gidecem Allah Allah!
Bu sırada Şeyime ortalığı toparlamak için:
Şeyime: Beyler, beyler bir durun! Oğuz anlat abi ne oldu?
Ozi: Baba şimdi ben bahçede geziyordum. Kürşat hoca çağırdı. Çok sinirliydi. Git dedi sizinkileri çağır, başınız belada felan dedi ben de sordum hocam ne oldu diye sen bir çağır ben gösterecem size ne olduğunu dedi. Yanında Ender h., Abdülrezzah hoca, Sadık h. Felan da vardı hepsi çok sinirliydi vallaha! Harbi dayyyağı yidik gibi geldi bu kez bana.
Zahir: Eyvah! Kesin okuldan kaçtığımızı öğrendiler.
Saffet: Çarşıda yattığımızı da öğrenmiş olabilirler.
Kerkenez: Hele gece köye kaçtığımızı öğrendilerse bittik!
Gaggoş: Sigara içtiğimizi öğrendiler diyecem ama onu zaten biliyorlar.
Vakkas: Ben bir şey yapmadım oğlum yav!
Minik: Oğlum yalnız bir öğrendilerse velilerimizi ararlar.
Saffet: Yok oğlum bişşiy olmaz!
Şeyime: Beyler hadi gidelim o zaman sinirlilerse daha fazla sinirlendirmeyelim!
Buraya kadar hocalar sahnede susarlar. Bizimkiler kulisten çıkıp merdivenlerden sahneye girerler bu arada hocalar kendi aralarında konuşmaya başlarlar(konuşma biz sahneden çıkınca başlar.):
Duran hoca: Demek sonunda bunu da yaptılar hocam!
Olgun hoca: Yaparlar hocam yaparlar! Yapmayacakları şey yok bunların!
Bizimkiler sahneye girer yerlerini alır Ümitte sözü alır:
Minik: Anam oğlum gelirken pencereden gördüm Olgun Portakal da var bu kez harbiden bir şeyi yedik ama bunun dayak olduğunu sanmıyorum!
Ozi gider kapıyı çalar ve kapıdan kafayı uzatıp:
Ozi: Çağırdım hocam.
Duran hoca: Tamam oğlum siz dışarıda bekleyin biz sizi çağırırız.
Oğuzhan çıkar hocalar kendi aralarında konuşmaya başlarlar. Biz bu sırada sessizce bekleriz. Oğuzhan kapıdan çıkar çıkmaz Kürşat hoca söze girer:
Satılmış hoca: Hocam şimdi biz bunların hepsini çağırdık da hepsini aynı anda sorguya çekmek mantıklı olmaz. Hem hepsi mi içmiş yoksa elimizde isim var mı?
3
Duran hoca: Var hocam olmaz mı Zahir, Saffet, Kerkenez bide ellerinde siyah poşetlerle banyoya giriyorlar. Sonra arkalarından birkaç kişi daha giriyor bunları yukarıya çıkarıyor belli ki sarhoşlar. Kameradan bu kadarını izleyebildim.
Olgun hoca: Tamam o zaman hocam çağıralım teker teker. nasıl olsa itiraf ederler.
Özel hoca: Satılmış hocam sen şu Zahir’i bir çağır soralım bakalım içmişler mi?
Duran hoca gider hayali kapıyı açar:
Duran hoca: Zahir gel bakalım oğlum sen!
Zahir bize döner arkadan barak havası fon müzik girer.
Zahir: Canım arkadaşlarım sizi ne kapar sevdiğimi keşke vaktim olsa da anlatabilsem.
Ama kader akrebin kıskacında yoğurdu hepimizi. Hakkınızı helal edin anama selam söyleyin dürüsttü namusluydu oğlun diyin. Belki inanmaz ama olsun siz yine de diyin. Anama onu çok sevdiğimi söyleyin!
Zahir bunları söyleyip başını eğip kapıyı çalıp içeri girer. Müzik durur.
Zahir: Buyurun hocam bu can ve beden sizindir.
Amiir Hoca: Zahir oğlum bak bir suç işlemişsiniz. Eğer akıllılık edip itiraf edersen size az ceza verecez!
Zahir: Ne suçu? Vallaha biz bir şey yapmadık hocam.
Satılmış hoca: Zaten siz hiçbir şey yapmazsınız biz durduk yere çağırırız sizi anasını satıyım.
Duran hoca: Tahir hiç boşuna yalan söyleme oğlum! Kameradan izledim yediğiniz haltı. Hadi itiraf et sen de yorulma biz de yorulmayalım.
Zahir: Yok hocam katiyen biz bir şey yapmadık!
Olgun hoca: Zahir! Zahir! Bak şimdi açarım kayıtları eğer yaptıysanız hemen atarım seni okuldan!
Zahir korkar ve ilk itirafı gerçekleştirir başını yere eğip mahcup bir sesle:
Zahir: Tamam hocam itiraf ediyorum kızmayın okuldan kaçtık!
Tahir’in bunu demesiyle Ender hoca ayağa fırlar sinirlenir:
Özel hoca: Neeee? Bir de okuldan mı kaçtınız vay şerefli namuslular vay! Oğlum sizi varya sizi bitirecem.
Satılmış hoca: Olgun Portakal hocam duydun mu bir de okuldan kaçmış bu ot hırsızları.
Amir Hoca: Zahir anlat oğlum başka ne yaptınız?
Zahir: Vallaha hocam başka da kiraz çaldık, Tayyip’i dövdük, yazılılarda kopya filan çektik ama siz zaten bunları biliyorsunuz başka da bir şey yapmadık.
Satılmış hoca: Zahirrr! İyi düşün oğlum bak! Başka bir şey yaptınız mı?
Zahir: Vallaha yapmadık hocam ekmek musaf çarpsın!
Satılmış hoca: Zahir oğlum çarpılacan lan.
Olgun hoca: İçki içtiğiniz ne olacak ya Tahir?
Zahir: İçki mi ne içkisi? İçki ne demek?
Özel hoca: Zahir oğlum salak ayağına yatma sen salak değilsin biz hiç değiliz! Kameradan baktık sus otur şuraya şimdi diğer arkadaşlarını çağıracaz sakın sesini çıkarma!
Zahir susar ve oturur.
Satılmış hoca: Kimi çağıralım özel hocam?
Özel hoca: Şu Saffet’i bir çağıralım hocam bir de ona soralım bakalım.
Duran hoca kalkar kapıyı açar çağrıyı çağırır:
Duran hoca: Saffet oğlum gel bakalım
Saffet: Ben mi hocam?(‘ben’i kekeleyerek söyler)
Duran hoca: Heye sen sen başka saffet mi var(ses tonu son derece yüksek)
4
Duran hoca döner ve odaya gider Saffet bize döner bu sırada yine barak havası çalar:
Saffet: Arkadaşlar hepinizi çok sevdim gitmeden önce hepinizden helallik almak istiyorum.
(Minik doğru gider) minik gardaşım hani sen kerkenezle oluyordun da ben oziyle oluyordum batak oynuyorduk ya hani hep biz sizi ütüyorduk. Gardaşım hakkınızı helal edin biz hep kart çalıyorduk!
Saffet bunu diyince barak havası kesilir ümit:
Minik: Al işte ben hiç bişiy dimiyom abi hiçbişiy dimiyom adam bizden kart çalıyormuş!
Kerkenez: Ben zaten anladıydım ikinci elde kartlar hep eksik çıkıyordu.
Ozi: lan gardaşım olmuş bitmiş şeyler hepsi hakkınızı helal edin şu oğlana.
Minik: helal olsun gardaşım! (der ve sarılır)
Kerkenez: Helal-ı hoş olsun!(der ve sarılır.)
Sonra barak havası tekrar başlar. Sarılanlar ayrılır çağrı Burak’a döner ve:
Saffet: Gakkoş gardaşım hani ben sana kızın biri yazmış diye mektup getiriyordum sen de bana sevincinden tost alıyordun ya.
Gaggoş: Heye alıyordum ne olmuş?
Saffet: Ha işte o mektupları sana kızlar yazmıyordu.
Gaggoş: ya kim yazıyordu?
Saffet: Ozi yazıyordu ben de getiriyordum. Sonra da tostu Oziyle bölüşüyorduk. Hakkını helal et.
Gaggoş: Vay namussuz vay! ulan ne güzel yazıyordu mektupları her seferinde aşık oluyordum.
Ozi: Gaggoş ne diyon Gaggoş! Sapık sapık konuşma!
Gaggoş: Yok gardaşım merak etme ben seni arkadaş olarak görüyorum!
Ozi: Ulan sevinsem mi üzülsem mi bilemedim şimdi iyi mi?
Şeyime: Saffet hadi oğlum hocalar bekliyor. Gaggoş sen de hakkını helal edeceksen et!
Gaggoş: Helal olsun gardaşım. Kazan mübarek olsun.
Saffet son kez bize döner ve:
Saffet: Hepinizi çok seviyorum arkadaşlar kendinize iyi bakın! Allaha emanet olun!
Der ve boynunu büküp kapıya varır açık olan kapıyı çalıp içeri girer kapıyı kapar. Müzik susar.
Saffet: Buyurun hocam,
Özel hoca: Saffat ne yaptınız oğlum siz?
Saffetı: İyi vallaha hocam sizi sormalı?
Olgun hoca: Lan sakat onu mu diyor hocan! Yurtta bir suç işlemişsiniz onu soruyor.
Saffet: Haaa onu mu diyorsunuz hocam! Yok son zamanlarda hiçbir şey yapmadık suç muç işlemedik!
Satılmış hoca: Oğlum bak Zahir de aynısını yaptı. Elimizde kamera kaydı var. Yalan söylemeye lüzum yok. Hadi açık açık söyle doğruyu.
Zahir bu sırada kafasını kaldırıp:
Zahir: Saffat kamerdan bakmışlar kanka saklamaya gerek kalmadı. Biliyorlar.
Saffat hocalara döner ve:
Saffet: Tamam hocam siz kazandınız söylüyorum ama itiraf ettiğim için cezamdan indirim talep ediyorum.
Özel hoca: Sen söyle hele onu hallederiz.
Saffet: Kabul ediyorum hocam! Evci izni yazıp gidip çarşıda yattık! Da biz bunun suç olduğunu bilmiyorduk ki! Vallaha suç olduğunu bilsek gidip kalmazdık çarşıda!
5
Özel hoca: Bak! Bir de evci izni yazıp gidip çarşıda kalmışlar. Ne ayaksınız oğlum siz! Ne ayaksınız lan!(ayağa kalkar çağrıya su şişesi fırlatır. Oturur.)
Satılmış hoca: Hocam biz bunları az daha zorlasak kim bilir neler itiraf edecekler neler!
Saffet: Başka ne yapmışız ki hocam?(sırıtarak)
Amiir Hoca: Sırıtma lan bir sırıtma!
Saffet: Pardon hocam.(der ve başını öne eğer)
Satılmış hoca: İçki içmişsiniz yurtta oğlum lan. Bir o naneyi yemediğiniz kalmıştı onu da yediniz tam oldu şimdi!
Saffet başını kaldırır panikler, heyecanlanır, eli ayağına dolaşır, ses tonunu yükselterek:
Saffet: Ne içkisi? içki miçki içmedik hocam biz yurtta! Katiyen iftira!
Özel hoca: Biz yalan mı söylüyoruz oğlum? Hadi biz yalan söylüyoruz. Kameralar da mı yalan söylüyor kameradan baktık sen, Zahir, Gaggoş, Kerkenez ellerinizde siyah poşetlerle banyoya giriyorsunuz. Sonra ne yaptığınız belli zaten!
Saffet: Ben değilim hocam kameradaki!
Duran hoca: Gözümle gördüm oğlum sen de vardın!
Saffet: Yanlış görmüşsünüzdür hocam! Ben değilimdir o! Ben orda yoktum bile!
Olgun. hoca: Nereden biliyon orada olmadığını sen de mi baktın kameraya?
Saffet: Yok hocam bakmadım da ben değilim yani!
Özel hoca: Siz şimdi içmediniz öyle mi?
Saffet: İçmedik hocam! Orrrtodosk çocuğu oluyum ki içmedik! Allah belamı versin, yimin billah içmedik!
Özel hoca ayağa kalkar masadaki zımbayı eline alır ve bağırarak:
Özel hoca: Sus sus konuşma! Vallaha kafanı zımbalayacam şimdi!
Olgun hoca: Şimdi anlarız hocam! Duran Tekelek hocam sen şu Gaggoş’u bir çağır.
Duran hoca ayağa kalkar önce çağrıya döner:
Duran hoca: Sen şimdi şuraya otur. Sesini sakın çıkartma!
Duran hoca gider kapıyı açar Gaggoş çağırır:
Duran hoca: Gaggoş sen gel bakıyım.
Gaggoş: Tamam hocam arkadaşlarımla vedalaşıp geliyorum.
Duran hoca geri gider yerine oturur. Gaggoş bize döner ve barak havası çalar:
Gaggoş: Arkadaşlar sizi tanımak bir şerefti!
Ardından cebinden boş bir çikolata kabı çıkarır koklar ve gururlu bir sesle:
Gaggoş: Bunu yavukluma verin! Bu onunla yediğimiz ilk çikolatanın paketi kokusu ilk günkü gibi taze! Ve ona deyin ki ona deyin ki Gaggoş seni çok sevdi Gaggoş seni çok sevdi deyin ona tamam mı?
Kerkenez hemen yerinden fırlar çikolata paketini bayrak teslim alıyormuşçasına alır ve salona:
Kerkenez: Bu paketi Gaggoş’un yavuklusuna teslim etmek artık benim boynumun borcudur! İki elim kanda olsa onu yine bulup emaneti teslim edeceğim!
Der ve yerine çekilir. Gaggoş başını eğer ve kapıya gelir açık olan kapıyı çalar kapıdan girer ve kapıyı kapar. Müzik durur.
Özel hoca: Gaggoş oğlum bak kameradan baktık teker teker tespit ettik sizi. Bir kere soracağım doğru cevap ver, siz yurtta içtiniz mi?
Gaggoş Zahir’e ve Saffat’a bakar Zahir başını yere eğer, Saffet başıyla yok yok hareketi yapar. Gaggoş tekrar hocalara döner ve derin bir nefes alıp:
Gaggoş: İçtik hocam!
6
Bu sırada Saffet ayağa kalkar ve gaggoş'a:
Saffet: Gaggoş neler söylüyorsun canım kardeşim hadi doğruları söylesene hadi içmedik desene güzel kardeşim.
Gaggoş: Oğlum adamlar biliyorlar zaten yalan söyleyip iyice kızdırmayalım.
Amiir hoca: Saffat! Otur sen konuşma sen sus! Gaggoş sen anlat oğlum.
Saffet iki elini birbirine vurup:
Saffet: Dayyağı yedik!
Der ve oturur.
Gaggoş: Vallaha ne anlatıyım hocam içtik işte!
Olgun hoca: Yani yuta içki içtiğinizi kabul ediyorsun?
Gaggoş şaşırır başını kaldırır salak salak etrafa bakar ve yüksek sesle:
Gaggoş: Ne içkisi hocam biz sadece sigara içtik onu da zaten biliyorsunuz.
Satılmış hoca: Oğlum onu demiyoruz lan. İçki de içmişsiniz!
Gaggoş: Yok hocam içki yok sigara içtik sadece!
Özel hoca: Oğlum bak! Arkadaşların itiraf etti. Hem okuldan kaçmışsınız hem çarşıda yatmışsınız, sigara zaten içiyorsunuz kendi ağzınla söylüyon. Elimizde kamera kaydı var içki de içmişsiniz! Sizi var ya sizi Arabistan’ın başkenti Riyad’a sürdürürüm benim canımı sıkma lan! Özel hoca bunları ayakta ve parmaklarıyla sayarak söyler ve oturur. Gaggoş, Zahir ve Saffat'a döner ve
Gaggoş: Ağzımıza dıkacaklar ağzımıza!
Zahir: Hem de nasıl!
Olgun hoca: Oğlum bak elimizde kayıt var diyoruz size niye anlamıyorsunuz itiraf et disiplin cezası verelim kurtul! Yoksa yarın defol git Riyad’a gidiyon artık Şam’a mı orasını sen bilirsin.
Gaggoş: Tamam hocam kabul ediyorum içki de içtik okuldan da kaçtık çarşıda da kaldık hepsini biz yaptık! Hocam siz yapmayın acıyın bize! Ben ve arkadaşlarım hepimiz birer kardeleniz!
Der ve kendini acındırmak için boynunu büker:
Satılmış hoca: Ben delecem sizi! Hepinizi delecem hiç merak etmeyin!
Özel hoca: Olgun Portakal hocam duydunuz itiraf etti hepsini.
Duran hoca: Tamam oğlum geç sen şöyle otur. Sessizce bekle!
Olgun hoca: Hocam bir de şu Kerkenez’e bakalım ne diyecek!
Der ve Duran hoca kalkar kapıya gider:
Duran hoca: Kerkenez bir de sen gel bakalım oğlum!
Kerkenez: Tamam hocam geleyim.
Der ve bize döner barak havası çalar:
Kerkenez: Arkadaşlar son duamı edecem ama dua etmeyi bilmiyorum! Hepiniz hakkınızı helal edin! Vakkas sen benim yerime dua et gardaşım! Güle güle ilkbahar güle güle her sınavda kopya veren canım gardaşım(sühaya) güle güle güzel İvrizimin eşi bulunmaz hocaları(hocalara döner) size de güle güle arkadaşlar(salona) Efulim sana da güle güle!
Der ve kapıya doğru yönelir kapının önünde durur başını havaya kaldırıp elini iki yana açıp: Kerkenez: Allahım şu beladan bir sıyıyarım söz dua etmeyi öğrenip namaza başlacağım!
Der ve kapıyı çalıp içeri girer. Müzik durur.
Kerkenez: Buyurun hocam beni çağırmışsınız!
Satılmış hoca: Arkadaşların seni sattı oğlum yurtta çok fena suçlar işlemişsiniz!
Kerkenez başını dikerek gururlu ve sert bir sesle:
Kerkenez: Arkadaşlarım beni satmaz hocam! Yurtta da hiçbir şey yapmadık!
7
Özel hoca: Emin misin Arkadaşlarının seni satmayacağına?
Kerknez: Eminim hocam!
Satımış hoca: Oğlum arkadaşların seni ayriyeten satmadı ama itiraf ettiler: okuldan kaçtığınızı, Çarşıda yattığınızı, en önemlisi yurtta içki içtiğinizi hepsini itiraf ettiler!
Kamil göğsü kabarık bir şekilde
Kerkene: Bunların hepsi kuru iftiradır hocam! Hem biz bunları yapmış olsak bile arkadaşlarım itiraf etmezler! O kadar salak değiller! Beni kandıramazsınız!
Gaggoş bu sırada lafa karışır.
Gagggoş: Kerkenez gardaşım boşuna kendini yorma! Hepsini itiraf ettik! Hepsini biliyorlar!
Kerkenez bir anda süt dökmüş kediye döner ve Ethem’e:
Kerkenez: Vallaha mı?
Der ve hocalara dönüp yutkunur:
Amiir hoca: Ne oldu Kamil arkadaşların o kadar salak mıymış?
Kerkenez bir anda dizlerinin üstüne çöker ve ağlamaklı bir sesle:
Kerkenez: Hocam gözünüzün yağını yiyim hocam! Kurabnınız oluyum hocam! Tamam içtik ama sorun niye içtik bir sorun?
Özel hoca: Niye?
Kerkenez bir anda ağlamayı kesip salak salak:
Kerknez: Ne niye?
özel hoca sinirlenir bağırarak:
Özel hoca: Kalk oğlum yerden! Siz de kalkın lan! Şimdi ben velilerinizi arayacam siz de gidin savunmalarınızı yazın! O arkadaşlarınıza da söyleyin onlar da savunmalarını yazsınlar onlara da size yardım ve yataklıktan ceza verecem!
Bizimkiler hep bir ağızdan masaya yaklaşıp yalvarmaya başlarlar:
Z:S:G:K: Hocam kurbanınız olalım aramayın velilerimizi! Kurbanınız olalım acıyın bize ve bu tüyü bitmemiş gençliğimize!
Özel hoca ayağa kalkar masaya yumruk vurur ve:
Özel hoca: Eeeeee! Yeter beeee! Sus susun lan! Hepiniz susun!
Bizimkiler susar
Özel hoca: oh be! Dünya varmış! Şimdi seke seke sektirin gidin biz de velilerinizi arayalım! Buradan sonra hocalar sahnede hepsi birer telefon çıkarır ve arayıp konuşuyormuş gibi yaparlar! Tabi bundan önce bizimkiler kapıyı kapayıp odadan çıkmışlar ve aralarında konuşmaya başlamışlardır:
Kerkenez: Beyler Ozi haklıymış şu haritayı getirin de kendimize yer beğenelim!
Saffetı: Ulan Zahir hep senin yüzünden ne diye dedin okuldan kaçtığımızı! Ne güzel sadece içtiğimizi biliyorlarmış gerçi Gaggoş itiraf etmese onu da kanıtlayamazlardı ya neyse!
Zahir: Neee? Benim yüzümden mi? Ulan sen demedin mi çarşıda yattık hocam diye?
Gaggoş: Ulan Saffatı adamlar kameradan bakmışlar, görmüşler içtiğimizi! Sen hala adamları salak yerine koyuyon!
Saffet: Banyoda kamera mı var Gaggoş mal mısın?
Gaggoş: Banyoya siyah poşetlerle girerken görmüşler. Banyoda kamera olmasa ne yazar.
Bu arada iyice gerilir sinirler bizimkiler birbirlerinin yakasına sarılırlar minik araya girer:
Minik: Şşşş! Beyler, beyler! Bir durun ne oldu adam akıllı anlatın!
Bu sırada hababam sınıfı müziği çalar ve bizimkiler el kol hareketleriyle anlatıyorlarmış gibi yaparlar. 60 saniye devam eder bu ve müzik durunca Kerkenez lafa girer:
8
Kerkenez: Beyler durum bu! Özel Kütük hoca dedi ki sizinkilere de söyleyin onlar da savunmalarını yazsınlar onlara da size yardım ve yataklıktan ceza verecem dedi. Kusura bakmayın! Çok özür dileriz bizim yüzümüzden size de ceza verecekler çok mahcubuz.
Ozi: Olur mu oğlum öyle şey! Biz her zaman beraber olmadık mı? Her zaman birbirimizin yanında olmadık mı? Kimin başı sıkışsa hep beraber yardıma koşmadık mı? Şimdi de aynen öyle anca beraber kanca beraber! Öyle değil mi beyler!
KORO: Öyle!
Zahir: Oğlum yalnız bir de velilerimizi çağıracaklar lan! Ben size söyliyim: ben iptalim beyler! Ben iptalim!
Gaggoş: Al benden de o kadar! Babam bir öğrenirse yaptıklarımı beni kerpetenle döver!
Saffet: Sen ne diyon oğlum benimki kafama arabayla vurur!
Kerkenez bu sırada göğüs kabartır ve yiğit bir tavırla.
Kerkenez: Arasınlar oğlum arasınlar! Babam sorarsa da kaçtım anasını satayım var mı lan!
Kerkenez’in bir anda telefonu çalar elini cebine atar, telefonu çıkarır, telefonun yüzüne bakar ve bacakları titremeye başlar korkak bir sesle:
Kerkenezl: Anam oğlum babam arıyor!(der ve telefonu açar) Efendim Babacım! Babam babam tatlı babam efendim!
Der ve arkaya geçip konuşuyormuş gibi yapar. Bu sırada sadık hoca kapıyı açar ve:
Duran hoca: Şeyime gelsene oğlum!
Şeyime içeri gider ve orada konuşuyormuş gibi yapar Ebuvakkas bir anda:
Vakkas: Ben savunma nasıl yazılır bilmiyorum ki oğlum yav!
Süha: vallaha ne yalan söyleyeyim ben de bilmiyorum ama tahmin edebiliyoum.
Gaggoş: Hiç merak etmeyin gardaşım ben size öğretirim!
Minik: Gaggoş Allah rızası için sakın öyle bir şey yapma durduk yere okuldan atılmasın uşak!
Bu sırada kerkenez telefonu kapatıp gelir ve ağlamalı bir sesle:
Kerkenez: Beyler babamla konuştum bu kez ağzıma varını yokunu koyacak!(der ve ağlamaya başlar.)
Kerkenez bunu söyleyince Şeyime kalkar odadan çıkar ve o odadan çıkana kadar biz Kerkenez'i teselli edermiş gibi yaparız. Şeyime yanımıza gelir ve:
Şeyime: Beyler hocalarla konuştum içki içmeyenlere ceza vermeyecekmiş!
Biz hep bir ağızdan sevinçle ve uzatarak
KORO: Eveeettt!
Şeyime: Ama disiplin kurulunda bizimkilerin aleyhinde içki içtiklerine dair şahitlik ayaparsak!
KORO: Hayırrrr!
Kerkenez: Beyler bizim yüzümüzden ceza almayın. Zaten kameradan izlemişler biliyorlar! Şahitlik yapın ne olacak da!
Gaggoş: Aynen!
Zahir: Aynen!
Saffet: Aynen abi hiç gerek yok ceza almayın!
Ozi: Beyler biz birbirimizi satmayız. Hem nereden izlemişler kameradan, banyo da kamera mı var? Olsa olsa banyoya indiğimizi görmüşlerdir. Ona da banyo yapacaktık. Poşetlerin içinde temiz kıyafetle şampuan vardı dersiniz! Olur biter!
Kerkenez: Yok oğlum itiraf ettik artık!
Minik: Ne olursa olsun biz hepimiz kardeşiz kimse de kimseyi satmasın abi var mısınız?
Ozi: Ben varım!
Şeyime: Ben de!
Vakkas: Ben de varım Allahın iziyle…
KORO: Biz de varız!
Duran hoca biz bunu der demez kapıdan çıkar der ki:
Duran hoca: Hepiniz gelin bakalım hepiniz!
Biz kapıdan tek sıra içeri girer ve sıra oluruz.
Özel hoca: İçenler dilekçelerini yazdılar mı?
Saffet: Daha yazmadık birazdan yazacağız.
Özel hoca: Diğerleri siz disiplin kurulunda şahitlik edecek misiniz?
KORO: Hayır!
Satılmış hoca: Oğlum bak siz de bunları koruduğunuz için ceza alacaksınız! Ve bu ceza hayatınızın sonuna kadar nereye giderseniz gidin karşınıza çıkacak! Gelin şahitlik edin!
Ozi: Haklısınız hocam sizden çok özür dileriz ama biz bu yurtta beş yıl aynı odada yattık! Gerektiğinde aç kaldık! Gerektiğinde bir lokma ekmeği paylaştık! Biz birbirimizi kardeş bildik! Biz bir olduktan sonra bizi kimse yıkamaz dedik! Dostluğu her şeyin önünde tuttuk!
Özür dileriz hocam, çok özür dileriz! Bizden her şeyi isteyin, isteyin canımızı verelim ama bunu istemeyin biz bunu yapamayız! Biz birbirimizi satamayız!
Olgun hoca: Hepinizin ortak kararı bu mu?
KORO: Evet!
Olgun hoca: Tamam öyleyse siz bilirsiniz!
Şeyime: Hocam o zaman biz dilekçelerimizi yazalım!
Bu sırada azer bülbül çalar sahnede efkarlanırız. 60 saniye bu şekilde efkarlanırız. Sonra Mahmut Hoca sahneye girer:
Mahmut Hoca: Merhaba hocam kolay gelsin.
Hakan hoca: Ooooo Mahmut Olukçu hocam biz sizi iki yıl sonra bekliyorduk.
Mahmut hoca saatine bakar ve:
Mahmut Hoca: Hocam o zaman ben biraz erken geldim.
Amiir hoca: yani hocam birazcık erken geldiniz.
Mahmut Hoca: Neyse ben gelmişken size biraz nasihat edeyim. Biz sizin öğretmenleriniz olarak tek isteğimiz size güzel davranışlar ve fikirler öğretebilmek. Eğer siz bu ve bunun gibi kötü davranışlar sergilerseniz hayatınızın sonuna kadar insanlara yalan söylemek ve yalvarmak zorunda kalırsınız. Hem yüzlerine baktığınız insanların yüzlerine bakamaz olursunuz hem de kendinizi rezil edersiniz. Yok eğer siz güzel ve örnek davranışlar sergilerseniz hayatınızın sonuna kadar ne yalan söylemek ne de kimseye yalvarmak zorunda kalmazsınız. Ve hep insanların karşısında başınız dik olur. Şimdi soruyorum size:Bu zamana kadar hiç mi bir şey öğretemedik sizlere?
Ümit sahneye dönerek hocalara bakarak:
Minik: Hiç kuşkunuz olmasın hocam! Siz bize doğruluğu, dürüstlüğü, saygıyı, sevgiyi, vatan millet bayrak sevgisini, paylaşmayı, zorluklara göğüs germeyi, efendiliği, terbiyeyi, hata yapmamayı değil belki ama hatalarımızdan ders çıkarmayı nasıl öğrettiyseniz. siz bize hayatı,
Yaşamayı, namuslu yaşamayı ve bu vatana millete hayırlı bir evlat olmayı nasıl öğrettiyseniz;
Ozi: Dostluğu, kardeşliği, birliği, beraberliği de öyle öğrettiniz! Ve şunu da hiçbir zaman unutmayın: Biz bütün öğrenciler olarak hayatımızın sonuna kadar size minnettar kalacağız!
Derim ve bütün oyuncular salonu selamlar.
OĞUZHAN GAZİ OKUMUŞ


